Termal Kirlilik Nedir?



Termik ve nükleer enerji santralleri, kimyasal endüstrileri ve diğer endüstriler, soğutma amaçları için çok fazla su (toplam suyun yaklaşık %30'u) kullanırlar ve kullanılan sıcak su nehirlere, derelere veya okyanuslara boşaltılır. Fazla miktarda soğutma suyuna gereksinim duyan endüstrilerden çıkan suların girdikleri ortamda ortam suyunun sıcaklığının yükselmesi ve çevre koşullarının değişmesi sucul ortamdaki canlılar için sorun teşkil etmektedir. Kazanlardan gelen atık ısı ve ısıtma işlemleri, soğutma suyunun sıcaklığını arttırır. sıcak suyun boşaltılması, alıcı suyun sıcaklığını ortam sıcaklığının 10-15°C üstüne çıkarabilir. Termal kirlenme, çevre suyunun sıcaklığını değiştiren herhangi bir işlem ile suyun kalitesinin bozulması olayına denir. Diğer kirlenme türlerine kıyasla daha yeni bir olgudur. Sebebi ise etkilerinin sanayileşme sonrasında cidde bir şekilde fark edilmiş olmasıdır. Özellikle büyük çapta enerji üreten ülkelerde termal kirlenme büyük boyutlara ulaşmaktadır. Termal kirlenme Türkiye denizlerinde henüz Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika'daki boyutlarda olmamakla birlikte yerel olarak kısıtlı alanlarda etkisini göstermektedir. 

Termal kirlenmenin kökeni körfez, akarsular, haliç gibi deniz ortamına, başta elektrik enerjisi üreten tesisler olmak üzere endüstride soğutma suyu kullanımı sonucu ortama bırakılan sıcak suyun vermiş olduğu ısıya dayanmaktadır. Bunun sonucu olarak suyun doğal ortamdaki sıcaklık artışı, yayılma alanı içerisindeki ekolojik dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Çünkü ortamın normal sıcaklık değerlerinin değişmesi, o alanda yaşayan bitkisel(flora) ve hayvansal(fauna) organizmaların biyolojik ve metabolik faaliyetlerini etkileyerek ekolojik dengenin bozulmasına yol açar. Bu tür ekolojik denge bozuklukları ise etki alanındaki ve çevresindeki biyolojik üretimi olumsuz yönde etkiler.

Termal kirlenmenin başlıca etkilerinden birisi, sıcaklık değişimlerine karşı canlıların gösterdikleri tepkidir. Canlı türleri, ortamdaki sıcaklığa uyumlarına göre genel olarak iki gruba ayrılabilir. Bunlardan birincisi yaşamlarını belirli sıcaklık derece sınırları içerisinde geçirmek zorunda olan Stenoterm türlerdir. İkincisi ise yaşamlarını çok geniş sıcaklık aralıkları içerisinde sürdürebilen Emiterm canlılardır. Doğal olarak ekosistemdeki koşullara uyum sağlayabilmiş olan Stenoterm canlı türleri sıcaklığın tolere edebilecekleri sınırları aşacak şekilde yükselmesi sonucu ya ortamdan uzaklaşacaklar ya da ölme durumunda kalacaklardır. Karasal ekosistemlerin aksine, su gövdelerinin sıcaklığı sabit kalır ve fazla değişmez. Su ortamındaki sıcaklığın bu şekilde normalin dışında artması, söz konusu ekosistemde yaşayan aerob canlıların yaşamlarını üreme, beslenme, büyüme gibi faaliyetlerini sürdürebilmesi için gereksinim duydukları suda çözünmüş oksijenin azalmasına yol açar. Buna paralel olarak oksijene daha az gereksinim duyan ve hatta oksijensiz ortamda da yaşamını sürdürebilen anaerob canlı türlerinin kütlesel artışı ve bunların zamanla oluşturdukları organik çürüme materyalleri, doğal denge bozukluğunun daha da ciddi boyutlara ulaşmasına neden olur. Sıcak suyun ortama düzensiz ve kesitli olarak bırakılması ise su ortamında oluşmaya başlayan dengelerin yeniden alt üst olmasına, bunun sonucu olarak da ekosistemde yer alan biyomasın kütlesel ölümüne yol açabilir. Sıcaklığın yükselmesi diğer parametreleri etkileyerek ortamdaki canlılara zarar verebilir. Örneğin; sıcaklık artması, sudaki N ve CO2 miktarını azaltır; kemikleşmede önemli rolü olan Ca+2 iyonunu azaltır; bazı maddelerin toksisitesini artırır; su canlılarında hastalıklara neden olur. Sıcak suyun su gövdesine deşarjı balıklardaki beslenmeyi etkiler, metabolizmalarını değiştirir ve büyümelerini etkiler. Yüzme verimlilikleri düşer. Yırtıcılardan kaçmaları ya da av peşinde gitmeleri zorlaşır. Hastalıklara ve parazitlere karşı dirençleri azalır.Termal kirlilik nedeniyle biyolojik çeşitlilik azalır.

Termal kirliliği azaltmanın en iyi yöntemlerinden biri, sıcak suyu soğutma havuzlarında depolamak, alıcı sulara bırakmadan önce suyun soğumasını sağlamaktır.

Biyomas(Biyokütle): Bitkilerin güneş enerjisini fotosentez yoluyla kimyasal enerjiye dönüştürerek depolaması sonucunda ortaya çıkan biyolojik kütle ve buna bağlı organik madde kaynaklarıdır.

                                  Kaynak:https://www.biyolojigunlugu.com/termal-kirlenme-nedir/
                                                 Contemporary Environmental Issues

Yorumlar